şarkılarda ezgi ve söz ilişkisi

Les Meilleurs Sites De Rencontres Amoureuses Gratuit. TÜRKİYE TÜRKÇESİNE UYGUN ŞAN EĞİTİMİ * Dr. Ayşe Meral TÖREYİN * Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, Sayı 583, Temmuz 2000 Giriş Türkçe, Ural-AItay grubunun, Altay kolunda bulunan eklemeli bir dildir. Türkçenin ilk defa kimler tarafından ve ne zaman kullanıldığı hakkında değişik görüşler vardır. Ancak, Wolfram Eberhard'ın Çin Tarihi adlı yapıtından öğre­nildiğine göre Çin'in kuzeyinde, milâttan dört bin yıl önce Türkçe konuşan bir kavim bulunduğu, milâttan iki bin yıl önce de Türkçeden Çinceye çevrilmiş bir şiir parçasının mevcut olduğu Çin kaynaklarından anlaşılmaktadır. Baydar, 1973 Günümüzde, dünyanın çeşitli yörelerinde ana dili Türkçe olan, iki yüz elli milyon insan yaşamaktadır. Bu sayı ile Türkçe diller sıralamasında beşinci sıra­dadır. Ergin, 1994 Türkiye'de konuşulan Türkçenin, şan eğitimi ilke amaç ve yöntemlerine uygunluk durumunu saptamak üzere hazırlanan bu yazının başlığında, konuyu diğer ülkelerde konuşulan Türkçeden ayırmak için 'Türkiye Türkçesi' ifadesi­nin kullanımı uygun görülmüştür. Dünyada 16. yüzyılda başlayan opera sanatının, Türkiye'de halk kitlelerine ulaşması Cumhuriyet dönemine rastlar. 1936'da açılan devlet konservatuarına yurt dışından getirilen şan öğretmenleri, Türkiye'de şan eğitimini başlatan ve önemli hizmetler veren sanatçılardır. Opera sanatına yönelik olarak gelişen bir şarkı söyleme biçimi olan 'şan' eğitiminin, Türk müziğinde de uygulanmak istenmesine çalışılması, özellikle çok seslendirilmiş halk türkülerinin söyleniş biçiminin "gerek özüne, gerekse Türk diline uygun olmadığı" tartışmalarını başlatmıştır. Nitekim, "büyük Türk bestecisi A. Adnan Saygım, çok seslendirdiği halk türkülerinin ilk seslendirildi-ği yıllarda, müziğin dil ve tür özelliklerine bağlı kalınarak söylenmesi gereklili­ğini sık sık hatırlatmıştır". Arman, 1998 Yıllar içinde şan eğitimi, diğer meslekî müzik eğitimi verilen kurumların yanında, tüm müzik eğitimi tür ve düzeylerinde de yaygın olarak uygulanmaya başlamıştır. Bu arada, özellikle genel müzik eğitimi kapsamındaki birçok ses eğitimi ilköğretim ve ortaöğretim düzeylerindeki koro ve şarkı söyleme eği­timleri şan eğitimi amaçlarına yönelik olarak, şan eğitimi yöntemleriyle veril­miştir. Günümüzde 'şan eğitimi' kavramının, Türk müzik eğitiminde şarkı söyle­meyle ve sesle ilgili davranışların kazandırıldığı genel bir ad olarak, her tür ve düzeydeki ses eğitimini anlatmak için kullanıldığı görülmektedir. Bu da, genel, amatör ve meslekî müzik eğitimi verilen kurumların, çeşitli düzeylerindeki ses eğitimlerinde farklı uygulamalara, dolayısıyla da yanlış artikülâsyonlara ve sözcüklerin bozuk ve anlaşılmaz oluşturulmasına, kısaca Türkiye Türkçesinin giderek bozulmasına neden olmaktadır. Oysa, Fransızca şan chant teriminin gerçek anlamının; 'dayanıklılık ve sağlamlık kazandırmak için sesi işlemek, yetiştirmek, ses müziği sanatı, tekniği ve insan sesiyle oluşturulan teknik sesler bütünlüğü' Töreyin, 1998 olması nedeniyle, şan eğitiminin de, uygun düzey ve türlere yönelik olarak, ses geli­şimini tamamlamış ve temel şarkı söyleme eğitimini almış olan bireylere, ileri ve sanatsal boyutta şarkı söyleyebilmeye ilişkin davranışlar kazandırmak ama­cıyla verilmesi gerekir. Öte yandan, operalarda oynanan Türkçeye çevrilmiş eserlerdeki sözlerin, Türkçenin ses bilgisi fonetik yapı özelliklerine ve söz-ses uyumuna prozodi dikkat edilmeden çevrilmesi ve seslendirilmesi sonucu, dildeki anlaşı-lırlığın kaybolması, şan eğitiminin Türkiye Türkçesine uygun olup olmadığı tartışmalarını artırmıştır. Müzik eğitimi kapsamındaki ses eğitiminin genel amacı, bireye sesini ve soluğunu doğru kullanarak, her tür ve düzeydeki şarkıyı güzel ve etkili bir bi­çimde söylemeye ilişkin davranışlar kazandırmaktır. Söylenilen şarkının etkili ve güzel olabilmesi, sesin ve soluğun doğru kullanılmasının yanında, sözlerinin anlaşılırlığına da bağlıdır. Şan eğitimi de, ses eğitiminin sanatsal boyuttaki ileri düzey şarkı söyleme eğitimi olduğu için, ses eğitimi genel amacı gereğince, bu eğitimi alan bireyle­rin, söyledikleri şarkılarda dili doğru kullanmaları, sözcüklerin daha açık ve anlaşılır biçimde duyulması beklenir. Bütün bu sorunların, ses eğitiminin kuramsal boyutunun, bugüne kadar ih­mal edildiği ve konuyla ilgili yeterince bilimsel araştırmalar yapılmadığı, buna bağlı olarak da verilmek istenilen ses eğitiminde, yönelik olduğu kurum ve dü­zeylere ilişkin tanımlar, ilkeler, amaçlar, içerikler ve yöntemlerin açıkça belir­lenmemiş olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu nedenlerle, sanat ve bilimin bileşkesi olan müzikte, şan eğitiminin ge­reklerine uygun olarak şarkı söylemenin, Türkiye Türkçesinin dil bilgisi yapısı­na uygun olup olmadığının, bilimsel araştırmalarla saptanması gerekli görül­müştür. Bu makale, 'Türkiye Türkçesi dil bilgisi yapısının, şan eğitimi amaç, ilke ve teknikleri açısından incelenmesi' konulu bir doktora tezinde elde edilen bulgular ışığında hazırlanmıştır. Söz konusu tez, kullanılış, amaç ve işlevine göre temel; çevreye ve ortamına göre saha; yöntem, amaç, zaman ve kontrol olanak­larına göre de betimsel bir araştırma ile gerçekleştirilmiştir. Türkiye Türkçesi dil bilgisi yapısının, şan eğitimi ilke, amaç ve yöntemleri açısından incelenmesi için öncelikle, ses eğitimi genel kavramı ile içinde bulu­nan diğer ses eğitimi türleri tanımlanarak şarkı söyleme eğitimi, şan eğitimi, koro eğitimi, konuşma eğitimi gibi hangi bilimsel disiplinlerle ilişkili olduğu belirlenmiş ve söz konusu eğitimlerin ilke, amaç ve yöntemleri saptanmıştır. Bunun için, konuyla doğrudan ilgili ve hâlen Ankara ve İstanbul'daki opera, konservatuar ve müzik eğitimi bölümlerinde etkin görev yapan ses eğitimcileri ve opera sanatçılarıyla yazılı ve sözlü görüşmeler yapılmış, elde edilen bilgiler ve konuya ilişkin olarak bulunabilen, Türkçe ve yabancı dildeki yazılı kaynaklar ışığında bulgulara ulaşılmıştır. Türkiye Türkçesi dil bilgisi yapısı ise; çeşitli yazılı kaynaklardan; ses bil­gisi phonetique, şekil bilgisi morphologie, söz dizimi bilgisi syntaxe, an­lam bilgisi semantique ve kelime bilgisi lexicologie açısından incelenmiş ve ilgili uzmanların görüşleri doğrultusunda saptanan şan eğitimi amaç ilke ve yöntemleriyle karşılaştırılarak, Türkiye Türkçesinin şan eğitimine söz konusu açılardan uygun olup olmadığı hakkında sonuca varılmıştır. 1. Türkiye Türkçesi ve Genel Dil Bilgisi Özellikleri Cumhuriyetin ilânına kadar Osmanlıcanın yaygın olarak kullanıldığı Tür­kiye'de, Arapça ve Farsçanın etkisiyle yeterince gelişememiş olan Türkçenin, 'bağımsızlığı üzerindeki kökten değişiklik, 1924'te Teşkilat-i Esasiye Kanu­nuyla yapılmıştır' Baydar,1973 1926'da Arapça ve Farsça öğretiminin okul programlarından kaldırılması, 1928'de yeni Türk alfabesinin kabul edilmesiyle birlikte Türkçenin yaygın ola­rak kullanılmaya başlanılması ve Atatürk'ün önderliğinde Türk Dil Kurumunun kurulmasıyla, Türkiye Türkçesi beklenilen gelişmeyi hızla gerçekleştirmiştir. 1932 yılında kurulan Türk Dil Kurumu, Türkçenin dil bilgisi yapısını sağ­lam temellere oturtarak, yazım sorunlarının çözümlenmesinde önemli görev üstlenmiştir. Konuşma Türkçesi, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinin kültürel yapı farklılık­larından kaynaklanan çeşitlilikler göstermektedir. Yazıda sağlanan dil birliğinin temelinde, dil bilgisi kurallarına uygunluk vardır. Türkçe konuşmadaki birlik ve bütünlüğün de, bilinçli bir biçimde uygulanacak olan konuşma öğretimi ve eği­timiyle sağlanacağı düşünülmektedir. Konuşmada doğruluk ve birlik, dilin ses bilgisinin, boğumlama artikülâsyon, vurgulama ve ton güdümü entonasyon özelliklerine uyularak elde edilir. Bu bakımdan, Türkçenin genel dil bilgisi özellikleri, ilköğretim ku­rumlarından başlayarak bütün eğitim basamaklarında, 'Türkçe doğru ve güzel konuşma dersleri' adıyla programlanmalı ve verilmelidir. 1. Türkçenin Genel Dil Bilgisi Özellikleri Türkiye Türkçesinin dil bilgisi özellikleri genel olarak şöyledir * 'Türkçe, genellikle yazıldığı gibi konuşulan, konuşulduğu gibi yazılan bir dildir. * Türkçede yazıldığı hâlde söylenmeyen, söylendiği hâlde yazılmayan 'ğ' harfinin dışında hiçbir harf yoktur. * Türkçe, ses yönünden çok zengin, yumuşak, ezgili ve renklidir. * Türkçenin sesleri gırtlaksılıktan, burunsuluktan kurtulduğu için, hırıltılı, pırıltılı, hımhım,ve boğuk değil, tınılı ve parlaktır. * Türkçenin ses yapısını oluşturan ünlü ve ünsüzler boğumlamaya uygun ve rahattır. * Türk dili, yazma, okuma ve konuşmayı kolaylaştıran birtakım kurallara sahiptir.'Taşer,1978 Türkiye Türkçesinin dil bilgisi özellikleri içinde, Türkçe şarkı söylemedeki dilin anlaşılırlığını olumsuz yönde etkileyen hiçbir özellik yoktur. Türkiye Türkçesinin, fonetik, morfolojik, semantik, sentaks ve leksikoiojik yapı özellikleri hk. bk. Töreyin, 1998, 2. Ses Eğitimi Türleri 'Ses eğitimi; bireylere konuşma ve/veya şarkı söylemede seslerini doğru, etkili ve güzel kullanabilmeleri için gereken davranışların kazandırıldığı ve içinde konuşma, şarkı söyleme, koro ve şan eğitimi gibi alt ses eğitimi basa­maklarını barındıran, disiplinler arası bir özel alan eğitimidir. Tanımda kullanı­lan 'doğru'; anatomik ve fizyolojik yapıya, dil ve müzik özelliklerine, gerçeğe ve kurallara uygunluğu, 'güzel'; söyleme biçimindeki uyum ve ölçülebilir dav-ranışlardaki dengeyi, 'etkili' kavramı ise; başkaları üzerinde bıraktığı duygusal izi nitelendirmektedir'. Töreyin,1998 Ses eğitimi, müzik eğitimi kapsamında düşünüleceği gibi, konuşma bo­zukluklarına yönelik olarak konuşma patologları foniatrist tarafından uygula­nan tedavinin de ses eğitimi kapsamında olduğu söylenebilir. Ancak, bu maka­lede müzik eğitimi kapsamındaki ses eğitimi ve türleri ele alınmıştır. Ses eğitiminin bütün türleri için verilen soluk, ses ve dille ilgili davranışlar temelde aynıdır. Ancak, konuşma eğitimi, şarkı söyleme eğitimi, şan eğitimi ve koro eğitiminin, uygulandığı kurumların amaç ve düzeylerine göre hedef davra­nışları da değişebilir. Şarkı Söyleme Eğitimi 'Ses eğitimi genel kapsamında bulunan, şarkı öğretimini de içine alan ve bireylere ses eğitiminin gereklerine uygun olarak, doğru, etkili ve güzel şarkı söylemeyle ilgili davranışların kazandırıldığı, özellikle genel ve özengen ama­tör müzik eğitimi verilen kurumlarda uygulanan bir ses eğitimi türüdür. Şarkı söyleme eğitimi, şarkı öğretimindeki tartım ritm, ezgi, dil ve müzik-sel işitme çalışmalarının yanında, sesini doğru, güzel ve etkili kullanma davra­nışlarını kazandırmayı amaçladığı için, özellikle ilköğretim ve ortaöğretim ku­rumlarında verilir. Ses eğitiminin güzel şarkı söyleme amacı, şarkı söyleme eğitimini oluştur­maktadır. Doğru, etkili ve güzel şarkı söyleme eylemi, bir bakıma ses eğitiminin ürünüdür. Şarkı söyleme eğitimi temelde, ses, soluk ve dil unsurlarının doğru, etkili ve güzel kullanılmasına yöneliktir ve söz konusu unsurlarla ve müzikle ilgili olan doğru davranışları kazandırmayı amaçlayarak, şan eğitimine temel oluştu­rur.' Şan Eğitimi Ses eğitiminin içinde, şarkı söyleme eğitimine dayanan, özellikle meslekî müzik eğitimi kapsamında ve şarkı söyleme eğitimiyle kazandırılmış olan temel davranışların üzerinde oluşturulan, ileri teknikle ve artistik düzeyde şarkı söyle­yebilmek için sese güç ve dayanıklılık kazandırmayı amaçlayan, disiplinler arası, mesleksel bir ses eğitimidir. Şan eğitiminde, özellikle şan eğitimi için bestelenmiş eserlerin, sanatsal boyutta ve teknik üstünlükle söylenmesine ilişkin davranışlar kazandırılması hedeflenirken, şarkı söyleme eğitiminde, her tür ve düzeydeki şarkıları, doğru, etkili ve güzel söylemeye yönelik olarak, sesle ve müzikle ilgili davranışlar kazandırılması amaçlanmaktadır. Şarkı söyleme eğitimiyle, şan eğitimi arasındaki fark, ses eğitimi kapsa­mında bulunan bu iki tür ses eğitiminin amaç ve düzeyinin değişik olmasından kaynaklanmaktadır. Bu iki tür eğitim, temelde ortak olan birtakım davranışları amaçlar. Bunlar; soluğun doğru alınıp kullanılması, sesin doğru yerde oluşturulması anatomik yapıya uygunluk, dilin doğru bir şekilde kullanılması ve müziğin doğru olarak söylenmesidir. Ancak, uygulandığı kurumun özel hedefleri doğrultusunda, se­çilen şarkının tür ve düzeyine göre verilecek davranışlar ve buna bağlı olarak yöntemler de değişiklik gösterir. İşte bu aşamada şarkı söyleme eğitimi ve şan eğitimi uygulamaları ayrılırlar. Ses Eğitimi, Şarkı Söyleme Eğitimi ve Şan Eğitimi Kavramlarının Birbirleriyle Olan İlişkileri Bu üç tür ses eğitimi kavramı birbirleriyle yakından ilişkilidir ve birbirine bağlıdır. Bundan dolayı da müzik eğitiminde zaman zaman karıştırıldıkları gö­rülmektedir. Ses eğitimi; bireylere sesini konuşurken ve şarkı söylerken, anatomik ve fizyolojik yapısına uygun olarak kullanabilmesi için gereken davranışların kazandırıldığı, önceden saptanmış ilke ve yöntemlerle, plânlanan hedeflere yöne­lik olarak uygulanan,plânlı-programlı bir etkileşim sürecidir. Ses eğitimi, her tür müzik eğitimi ve her düzeydeki eğitim basamağında uy­gulanır ve konuşma, şarkı söyleme ve şan eğitimi gibi ses eğitimi türlerini kap­sar. Şan eğitiminde, özellikle şan eğitimi için bestelenmiş eserlerle opera arya­larının, sanatsal boyutta ve teknik üstünlükle söylenmesine ilişkin davranışlar kazandırılması amaçlanırken, şarkı söyleme eğitiminde, her tür ve düzeydeki şarkıları doğru, etkili ve güzel söylemeye yönelik olarak sesle ve müzikle ilgili davranışların kazandırılması amaçlanmaktadır. Şarkı söyleme eğitimi, şan eği­timinin temel basamağıdır. Şarkı söyleme eğitimi daha çok genel ve özengen amatör müzik eğitimi verilen kurumlarda uygulanırken, şan eğitimi genellikle mesleksel müzik eğiti­minin uygulandığı kurumlarda verilmektedir. Özetle, ses eğitimi; sesin her tür etkinliğindeki şarkı ve konuşma doğru, etkili ve güzel kullanımını sağlamaya yönelik, şarkı söyleme eğitimi; ses eğiti­miyle kazanılan davranışların her tür şarkı söylerken uygulanabilmesine yöne­lik, şan eğitimi ise; şarkı söyleme eğitiminden daha ileri bir düzeyde şarkı söy­leme biçimi olan ve sesin dayanıklılık ve sağlamlık kazanabilmesine ilişkin olan davranışların kazandırıldığı disiplinler arası özel alan eğitimleridir. 3. Şan Eğitiminin Amaç, İlke ve Yöntemleri 'Şan eğitiminin genel amacı; ilgili olduğu bilim dallarının gerekleri doğ­rultusunda, bireyin konuşurken ve şarkı söylerken sesini anatomik ve fizyolojik yapısına en uygun olarak doğru ve etkili bir biçimde kullanabilmesini, konuş­tuğu dilin ses bilim fonetik özelliklerine uygun olan artikülâsyon boğumlama-eklemleme ve diksiyon alışkanlığını kazanabilmesini sağlamaktır. Şan eğitiminin ilkeleri ise; * Düzenli bir solunumla, gırtlak altı subglottik basınç çok iyi ayarlanmalıdır. * Ses, doğal ses oluşumuna aykırı olmamalıdır. * Ses bölgeleri registerleriyi tanınmalı, yerine göre ve uygun olarak kul­lanılmalıdır. * Ses, anatomik yapı özelliklerinin dışında zorlanmamalıdır. * Artikülâsyon, dilin gereklerine uygun olarak oluşturulmalıdır. * "Konuşur gibi" şarkı söylenmelidir. * Müziğin gerekleri yerine getirilmelidir. * Şan eğitiminin temelden, en ileri düzeye kadar her aşamasında eğitim­cilik ve öğretmenlik mesleğinin gereklerine uygun davranılmalıdır. Şan eğitiminde yöntemler, temelde aynı öge, ilke ve amaçlara yönelik ola­rak ortak özellikler taşırken, değişik ülkelerin dil ve müzik özelliklerine bağlı olarak farklılıklar göstermekte ve ekol, tarz ve stil gibi adlar almaktadırlar. Örn; İtalyan ekolü denilen şan eğitimi tekniği, İngiltere'de dil ve müzik özellikleri dikkate alınarak farklı, Fransa'da farklı uygulanmakta ve 'İngiliz stili', 'Fransız ekolü' diye adlandırılmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye Türkçesine uygun bir şarkı söyleme ve şan metodu­nun, dilimizin fonetik yapı özellikleriyle, geleneksel müziklerimizin belirgin seslendirilme özellikleri dikkate alınarak, bilimsel araştırmalar çerçevesinde ve özenle hazırlanmasının gerekli olduğu düşünülmektedir.' Töreyin, 1998 Sonuç Türkiye Türkçesi dil bilgisi yapısının, şan eğitimi amaç, ilke ve yöntemle­rine uygunluğunun belirlenmesi amacıyla yapılan bu araştırma sonuçlarından, öncelikle ses eğitimi, şarkı söyleme eğitimi ve şan eğitimi kavranılan ile bunlar arasındaki ilişkiler, farklar, uygulama alanları, kapsamları, amaçları, ilkeleri ve yöntemleri saptanmıştır. Buna ilişkin bulgular yukarıda verilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; 1. Dünyadaki ekol olarak kabul edilen şarkı söyleme biçimlerindeki ortak özelliğin, doğru ve üstün tekniğin yanında, dilin ses yapısı özelliklerine göre oluşturulduğu, 2. Kullanılan dilin ses yapısı özelliklerinin, şan tekniğiyle uyumunun korelâsyon yapılarak 'dile uygun yöntem' geliştirilmesi gerektiği, 3. Türkiye Türkçesinin ses yapısının şan eğitimine büyük çoğunlukla 'uygun' olduğu görüşü, 4. Elde edilen bu sonuca karşın, şan eğitiminde Türkçe şarkıların seslendirilmesi sırasındaki dilin anlaşılırlığını yitirmesinin nedenleri olarak, teknik ye­tersizlik gibi başka nedenlerin de araştırılması gerektiği, 5. Türkiye Türkçesinin, şan eğitimine çeşitli düzeylerde artikülâsyon ve diksiyon yönünden uygun' olduğu görüşü, 6. Türk alfabesinin, Türkçedeki tüm sesleri büyük ölçüde ve tamamen ifade edebildiği, 7. Türkçede sesleri oluşturma kurallarıyla, şarkı sesi oluşturma kuralları arasında doğrudan ilişki olduğu, 8. Konuşmada ve şarkı söyleme anındaki artikülâsyon odağının değişmedi­ği, ancak her ikisinde de özen ve dikkatle davranıldığında, dilin anlaşılırlığında bozukluk olmayacağı, 9. Araştırmada, Türkçenin ses yapısının şan eğitimiyle her konuda uyuştu­ğu, bunun için şan eğitimi amaç, ilke ve yöntemleriyle, Türkçenin ses yapısını iyi bilmek gerektiği, 10. Ancak, araştırmada görüşüne başvurulan bir uzmanın, Türkiye Türkçesinde bulunan ses uyumu kurallarının, özellikle uzun sözcüklerdeki ses türünün ince-kalın, yuvarlak-düz gibi tek düzelikle ilgili olarak deformasyona uğrayıp, örn; gelebilirler, koşuşturdular vb. sesin kalitesinde bozulmaya neden olduğu gerekçesiyle, şan eğitimine uygun olmadığı görüşünü belirttiği saptan­mıştır. Araştırmadan ayrıca; * Türkiye'de toplumun örnek alabileceği görevlerdeki bireylerin 'örnek Türkçe' ile konuşmadıkları, * Toplumun hemen hemen hiçbir kesiminde dile gereken özenin gösteril­mediği, * Şan eğitimi veren ve uygulayan bireylerin, uygulamanın gerektirdiği mü­zikal boyutun yanında, dil bilimi, ses fizyolojisi ve anatomisi ile söz konusu eğitimin dayandığı bilimsel disiplinler hakkında yeterince bilgi edinmedikleri, * Türkiye'nin müzik ve şan eğitimcisi yetiştirme alanındaki düzeyinin, bi­lim ve teknik alanında ulaştığı düzeyden daha aşağıda olduğu, * Şan eğitiminde amacın genellikle sesi doğru kullanmak olduğu dikkate alınarak, dilin ihmal edildiği, * Türkiye'de bugüne kadar dile uygunluğu araştırılmadan alınıp kullanılan şan tekniklerinin, bugün üzerinde yeni yeni düşünülmeye başlayan bir sorun oluşturduğu sonuçlarına varılmıştır. Ses eğitimi, şan eğitimi ve şarkı söyleme eğitimine ilişkin sonuçların ta­mamı, bu makalenin genel konusu dikkate alınarak burada belirtilmemiştir. Öneriler Varılan sonuçlara yönelik olarak şu öneriler getirilmiştir; 1. Türkiye'de, şan eğitimindeki sorunlara çözümler bulmak üzere, şan eği­timinin çeşitli bilim dallarıyla ilgili ve disiplinler arası bir eğitim olduğu gözden kaçırılmadan, söz konusu bilim dallarıyla ilişkileri doğrultusunda, ilgili uzmanlardan oluşturulacak bir ekiple iş birliği içinde çalışılmalıdır. 2. Dünyada şan eğitiminin başarıyla uygulandığı ve kendi dillerine uygun şan metodu oluşturan ülkelerde olduğu gibi, şan eğitiminin kuram ve uygulama boyutları, bilimsel yöntemlere uygun olarak yapılacak çalışmalarla geliştirilme­lidir. 3. Şan eğitimciliğinde bugüne kadar uygulanan 'taklit' yönteminin yerine, daha çok çağdaş olan yöntemlere ağırlık verilmelidir. 4. Bunun için bazı büyük kentlerimizde yapılmakta olan, uygulamalı bilim­sel araştırmalar, ses ve konuşma patologlarıyla birlikte, ses laboratuarlarında deneyli ses çalışmalarıyla olabildiğince geliştirilmeli ve yaygınlaştırılmalıdır. 5. Bu bağlamda öncelikle şan eğitimcileri ve uygulayıcıları konunun gereğine inandırılarak, bilgilendirilmelidir. 6. Türkiye Türkçesine uygun şan metodu oluşturulmak üzere, yukarıda belirtilen alanlardaki ilgili ve yetkin bireylerle ortak ekip çalışması yapılmalıdır. 7. Bu amaçla, Türkçenin ses yapı özelliklerinin, üstün şan yöntemleriyle uyumu korelâsyonu yapılarak dile uygun şan yöntemi oluşturulmalıdır. Kaynaklar Arman,Edip, Opera Sanatçısı ve HÜ Devlet Konservatuarı Opera ve Şan ASD Öğretim Görevlisi, Yazılı ve Sözlü Görüşme, Ankaral998. Baydar, Mustafa, Atatürk ve Devrimlerimiz, T. İş Bankası Yayınları, 281, İstanbul 1973. Ergin, Muharrem, Üniversiteler İçin Türk Dili, Bayrak Yayınları, İstanbul 1994. Taşer, Suat, Konuşma Eğitimi, Türk Tarih Basım Evi, s. 193, Ankara 1978. Töreyin, Ayşe Meral, Türkiye Türkçesi Dil Bilgisi Yapısının Şan Eğitimi Amaç, İlke ve Teknikler Açı­sından İncelenmesi, GÜFBE Yayınlanmamış Doktora Tezi, 7, 10, 16, Ankaral998. Şarkı yazmak kuralları çok az olan hatta hiç olmayan tamamen kişiye özgü, kişinin stiliyle alakalı bir eylem. Aynı zamanda diğer müzisyenlerin fikirleride çok önemli bu eylemi gerçekleştirebilmek ve tıkanılan yerleri aşabilmek için. Bu sebeple bende bazı kıyıda köşede kalmış kaynaklardan edindiğim bilgileri ve konu hakkındaki yorumlarımı ve bazı ipuçlarını sizinle paylaşmak istedim. Bu başlık bir yazı dizisi niteliğinde olacak, bölümleri mümkün olduğunca sade tutup kafa karışıklığı yaratmadan size en iyi biçimde yardımcı olmaya çalışacağım. Öncelikle her açıdan etkili, müzikal ve edebi anlamda bir şarkı yazmak istiyorsak elde etmemiz gereken bazı şeyler var. Öncelikle tahmin edebileceğiniz gibi müzik teori bilgisi, kelime haznesi ve şarkıyı yazacağınız şey hakkında duygu birikimi. Evet en önemlisi hissetmek, şarkı birşey için yazılmalı, şarkıyı adayacak birşey olmalı bir kişi, bir eşya, bir fikir, bir savaş, bir aşk, bir ayrılık. Evet bunlar tamamsa nereden başlayacağımız sorusu vardır ve " Önce söz yazılır sonra bestelenir ! Hayır önce melodi çıkar sonra söz yazılır ! " muhabbeti, gereksiz tartışması vardır. İkiside doğrudur ve yanlıştır. Yani iki yöntemde kullanışlıdır fakat sadece biri doğru veya önceliklikli yapılması gereken değildir. Başta bahsettiğim gibi şarkı yazmak kişinin stilidir. En rahat ettiğiniz yolu bulup yazınız bu deneyerek olur, şarkı yazmaya başlandığında genelde en başta pek birşey anlamazsınız çok düz bir iş yapıyor gibi olur, ne yaptığım hakkında fikrim yok kafası vardır. Olayı ilk taslağı çıkardığınızda anlarsınız şarkının içine girersiniz bir şekilde. Eğer melodiyi çıkarıp sözleri yazmak sizi bu duruma sizi daha hızlı sokuyor ise öyle yapın veya diğer yöntemi kullanın. Benim tercih ettiğim yöntem istisnalar var tabi ki, önce melodiyi çıkarmak. Kafamda sürekli bir melodi dönüyor çünkü sözleri oturtmam daha rahat ve keyifli oluyor. Fakat işin garip tarafı benim yöntemim bu olmasına rağmen ilk yazımızda şarkı sözleri hakkında konuşacağım, çünkü melodi kısmına girersek akor yürüyüşleri, melodi yazma, enstruman ekleme vs gibi uzun ve bölüm olması gereken yazılar ortaya çıkacak. Söz yazmaya oturduk, şimdi yapmamızın bize yardımcı olacağı şeyleri maddeler halinde yazacağım. - Öncelikle bir taslak metni hazırlamalıyız, dönüp dönüp düzeltmek için. - Sözleri yazarken hecelemeye dikkat edilmeli en azından şiir yazar gibi birebir olmasa bile, melodiye sözleri oturturken bir düzenleme gerekecek size problem olmaması için birbirlerine yakın dizeler oluşturulmalı. - Cümleler kurarken sözcüklerin sırası önemlidir. " Seni seviyorum bebeğim. " derken ters çevirirsek ve " Bebeğim seviyorum seni " dersek daha etkili bir anlatım olur şarkı açısından ve genelde ballad veya düşük tempolu şarkılarda son kelime uzatılır bu sebeple son hecenin durumuna dikkat edilmelidir. - Kullanılan kelimelerin yeterince güçlü olması gerekir. Tabi ki hepsinin değil ama destek kelimelerin yanında her dizede en az bir güçlü kelime olmalı. Bir Bülent Ortaçgil şarkısından örnek verebilirim sanırım adamın bütün kelimeleri güçlü! " Kar gibi örttüm üstünü, içinde tüm çiçekler Birer birer titrediler Uykusuzluğundan belli, kafanda birikintiler Teker teker döküldüler " İlk dizede kullandığı bütün kelimeleri özenle seçmiş, ilk betimlemeyi yaparken daha güçsüz bir kelime seçilebilirdi ama o Kar diyerek dizeyi güçlendirmiş, aynı şeyler " Çiçekler, birikintiler " kelimelerindede geçerli. Şöyle bir durumda vardır ki kendi kendine güçlü bir kelime yoktur, şarkının durumuna sözlerin gidişine göre belli olur güçlü kelime bu sebeple ne yaptığınızın farkınızda olmanız çok önemlidir. - Roman yazmıyorsunuz sözleri fazla uzatmayın dinlerken sıkılacağınız veya uzadıkça anlamını kaybedecek şeyler yazmayın. Çok uzun şarkıları işlemek zordur anlamını kaybetmeden işlemek profesyonellik gerektirir. - İlham alın ama alıntı yapmayın diğer bir şarkının duygusunu kopyalamayın, kendiniz olun. Sanırım dostlar söz yazımı hakkında söyleyebileceklerim bunlar. Tamamen sizin elinizde olan bir durum bu şöyle yapın böyle yapın diyemem, yukarıda " Olun, yapın " dediklerim aklınızda olsun demek. Yazıyı bitirmeden bir kaç genel ipucu vermek istiyorum. - Bence bir şarkı yazarken kullanacağınız enstruman mümkünse elektro gitar tarzı elektronik bir enstruman olmasın. Çok fazla sonik dalga yayıyorlar ve ses kanalize ediliyor. Bu durumda dikkat dağıtıp şarkının içine girmeyi önlüyor. Tabi ki bir metal şarkıya Riff yazıyorsanız elektrikli gitar kullanmanız gerekir veya tekno müzik yapıyorsanız. Ama ben bir metal şarkının bile akustik versiyonunu bulundururum kenarda. - Eğer şarkı yazarken bir bölümde takıldıysanız işaretleyin ve devam edin diğer bölümleriyle uğraşın. Geri döndüğünüzde üstünde düşünün eğer işin içinden çıkamıyorsanız kendinize zaman tanıyın ara vermeyi bilin. - Eğer ilham gelirse ve şarkıyı baştan yazmanız gerektiğine inanırsanız ve hissederseniz baştan başlayın. Bunu hissetmeden baştan başlamayın ilham gelerek başladığınız şarkınızı güzelleştirmek için uğraşın. - Kendinizi geliştirmek için gitarınız farklı şekilde akord edip Drop B, Open E vs. gibi veya kapo kullanarak transpoze ederek şarkınızı kullanın veya yazın. - Şarkınızı muhtemelen hiçbir zaman tamamen beğenmeyeceksiniz ama buna rağmen bir doygunluk hissi olacak bu hissi yakaladığınız zaman şarkınız tamamlanmıştır. Tamamlanmış bir şarkı tatlı eklemelere, makyajlara, süslemelere açıktır bir kenara atmayın. Bu yazıyı burada sonlandırıyorum. Umarım fikir paylaşımım işinize yaramıştır. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere ! Posted in bilgi paylaşımı, Enstruman, ipuçları, Müzik, nota, sarki yazma yontemleri, sarki yazmak, songwriting, şarkı nasıl yazılır, şarkı sözü yazmak, şarkı yazmak, tavsiyeler, teori GİRİŞ Kürt müziğinin birçok problemi olduğu, çeşitli baskı ve engellemelerle karşı karşıya kaldığı yadsınamaz. Buna rağmen Kürt müziği alanı, hem ciddi zaaflar/sorunlar hem de önemlifırsatve potansiyeller barındırmaktadır. Sanatçıların kalabalık seyirci kitlesiyle buluşulan alanlarda konser vermelerine “dönemsel hassasiyetler ve bürokratik engeller” dışında izin verilmektedir. İncelemeler; formlar açısındaki zenginliğin temalar bağlamında çok fazla yakalanamadığını gösteriyor. Bu yazıda üzerinde bir nebze de olsa durmak istediğimiz husus bununla ilişkilidir. Üretimin ana gövdesi, sözlü kültür ve klasik Kürt edebiyatı zenginliğine dayanmaktadır. Sözlü kültür alanından bugünlere ulaşan zenginlik, ciddi bir potansiyel barındırıyor; ancak buraya dönük yaklaşımlar “kullanımcılığın” ötesine çok fazla geçememektedir. Bu zenginlik, sanatçıları tembelliğe ve kolaycılığa yönlendirmeye başlamıştır. İlişkiye geçilen alan, pragmatik bir şekilde albümleri doldurmanın bir aracı haline gelmiş nerdeyse. Bu açıdan bakıldığında Kürt sanatçılarının şarkı sözlerini nasıl ve hangi temaları gözönünde bulundurarak yazdıkları önemlidir. Melih Duygulu’ya göre; “Kültürel oluşumlarını sözlü geleneğe dayalı bir biçimde oluşturan toplumlarda söz, son derece önemli bir unsurdur. Bir toplumun ses kültürünün diğer önemli ve temel unsurlarından biri de müziktir.” Gerçekten de nasıl ki Türk halk müziği dendiğinde aynı zamanda bir edebiyattan bahsediliyorsa Kürt müziği dendiğinde de güçlü bir sözlü edebiyatın varlığını gözardı edemeyiz. Son dönemlerde basit, gelişigüzel yazılmış metinler Türk pop müziğinde olduğu gibi Kürt müziğinde de kolayca saptanabilmektedir. Biz, müzik metinlerinin insanlara ne söylediği üzerine yoğunlaşarak söz-müzik ilişkisi açısından bir inceleme yapmak istedik. Bu doğrultuda yakın dönem Kürt müziği alanının önemli temsilcilerinden Ciwan Haco’nun müziğine eşlik eden şarkı sözlerini kısaca incelemek istiyoruz. MÜZİK SERÜVENİ Ciwan Haco, özellikle genç kesimin dinlediği, Kürtlerin en popüler müzisyenlerinden biridir. Haco’nun klasikleşmiş birçok şarkısı var. Kürt müziğinin en önemli temsilcilerinden olan Haco’nun kendine has bir vokal tarzı, enstrüman kullanımı, düzenleme anlayışı var. Bu anlamda belli bir tarz yaratan ender sanatçılardandır. Avrupalı müzik gruplarıyla ve müzisyenlerle çalışmalar yapan Ciwan Haco’nun günümüze kadar Sî û Sê Gûle 1993, Dûrî 1994, Bilûra min 1997, Destana Egîdekî 1998, Gûla Sor 1999, Leyla 1999, Girtîyên Azadîyê 2000, Nisêbîna Rengîn Çaw Bella 2001, Dîyarbekîr2002, Derya 2002, Na Na 2004, Off 2006 gibi birçok albümü dinleyiciye ulaşmıştır.[[dipnot1]] Ciwan, şarkılarında çoğunlukla gitar, bağlama, perküsyon, bas, keyboard vb. enstrümanları kullanıyor. Kürt müziği motiflerini kentsel ve geleneksel kalıplar içerisinde düzenlemeye çalıştığını söyleyebiliriz. Ciwan Haco’nun müzik serüveni incelendiğinde; özellikle son üç albümü Derya, Na Na, Off “popcorn” tarzına daha yakındır ve bu albümlerinde sosyal içerik kaybıtema çeşitliliği anlamında sözkonusudur. Son dönem müziklerinde bilgisayar destekli hazır kalıplar kullandığını gözlemliyoruz. Suriye’de karşılaştığı engeller nedeniyle Avrupa’ya giden sanatçı, orada 3 yıl müzik eğitimi alır. Kentsel müzik türlerini tanır ve bu müzik türlerine ilgi duyar. Bu müziklere ait motifleri kendi müziğinde de kullanmaya başlar. Ciwan Haco’da söz, çoğunlukla geleneksel kalıplara dayansa da müzik farklı yaklaşım biçimlerini içinde barındırır. Sanatçı, söyleyiş biçimi bakımından Bağdat ve Erivan Radyolarından dinlediği Mihemed Şêxo, Miradko gibi sanatçılardan etkilenmiştir. ŞARKI SÖZLERİ Müziğine kaynaklık eden şarkıların sözlerini zaman zaman kendisi yazmış olsa da asıl başarısı farklı şairlerin sözlerini kullanmasından geçer. Gûlek, Gûla Sor, Dîyarbekîr, Sî û Sê Gûle gibi klasikleşmiş birçok şarkının sözleri kendisine ait değildir. Kendisinin yazdığı sözler, genellikle aşk teması merkezlidir. Şarkı sözlerine kaynaklık eden şair çoğunlukla Cigerxwîn’dir.[[dipnot2]] -Cîgerxwin’e ait bazı şarkıları; Pir Xweş e, Eman Hey Lê, Hevala Evîndar, Li Sarê Jînê, Leyla, Girîyanim Bes e- Bunun yanısıra Rojen Barnas, Qedrican, Sefkan, Seydayê Gerok, Yıldıray Beyazgül, Dr. Feyzel Xiznewî, Dara Kutlay, Feyruşe Haco, Dilber Haco, Goran Haco, Çelebi Haco, Remezan Zaxolî gibi şairlerin sözlerini sık sık kullanmıştır. Bu açıdan bakıldığında çoğunluğu İskandinav ülkelerinde yaşayan Kürt edebiyatçılarının yarattığı şiir ekolünden etkilendiği etkilendiği görülür. Bir dönem sosyalizmi savunan Ciwan Haco’nun politik kimliği örgütlü bir yapı içerisinde belirlenmemekle birlikte kendisi Kürtlerin özgürlük mücadelesinin yarattığı ortamdan etkilenmiştir. Politik şarkıları, kaba bir propaganda amacı gütmez ve bu yönüyle de sanatsal olarak müzikal tarzını belirlemede önemli bir rol oynar. Müziğinde ve sözlerinde lirizm ön plândadır. Halkçı bakış açısı, müziğini etkileyen temel dinamiklerden bir tanesidir. Şarkılarında savaşa, Kürtlerin ezilmişliğine ve özgürlük özlemlerine çokça değinir. Yaşanan savaşa duyarsız bir sanatçı olamayacağını, halkının çektiği acıları dile getirmeyi bir görev olarak algıladığını çeşitli röportajlarında dile getirir. Sanatçı, geleneksel ile ilişkisini albümlerinde yer verdiği anonim şarkılarla sürdürmüştür. Destana Egîdekî, Sî û Sê Gule ve Serbûriyek gibi şarkıları episodik/anlatısal bir karaktere sahiptir. Sürgün Teması Dîyarbekîr, Ciwan Haco’nun en önemli ve en çok bilinen şarkılarından biridir. Ciwan’ın sürgünlüğünü, özlemini anlatır. Dîyabekir, bir başkent olarak algılanır. Dolayısıyla bir ülke özlemini de içinde taşır. Dîyarbekîr’i tarihten gelen coşkun bir ırmağa benzeterek halkının binlerce yıllık geçmişine vurgu yapar. Haco ailesinin Dîyarbakır özlemi tesadüfî değildir. Bilindiği gibi Haco ailesi Türkiye topraklarından Suriye’ye sürgün edilmiştir. “Dîyarbekîr warê mine/Dîyarbekîr cihê mine/Cihê bav û kalê mine/Em meskin û paytaxta mine/Paytaxta welatê mine/Ew xumxuma ava mezin/Diherikê û pêl bilezin…” Qamişlo, kendi hayatından izler taşıyan bir şarkıdır. Haco, Suriye’nin Qamişlo kentinde doğar ve oradan da Avrupa’ya geçer. “Xweziya yarê tu ya min mana/Yara xwe min rizgar kiribana/Em li Deşta Qamişlo bana/Hingî wê dinya ya me buna” Ülkesinin güzelliğini Cîgerxwîn’a ait “Pir xweşe” adlı şiiri besteleyerek dile getirir. “Pir xweşe pir xweş e/Ew dinya pir xweş e/Kurdistana min pir xweşe” Sürgün, kendisi için katlanılması zor bir gerçekliktir. Ülkesini unutması ve ona sırtını dönmesi imkânsızdır. Her sürgünlü hayatta olduğu gibi, Cîwan Haco da sürgünlüğün sona ermesi için düşler kurar. “Birîndar kirim xerîbîyê/Ez ji xwe re kuştim xerîbîyê/Min bes e ji vê eziyetê/Dikim nakim bîram naçe/Rewşa welat û beracê” Özgürlük ve İsyan Teması Girtîyên Azadîyê adlı şarkı, cezaevinde çeşitli baskı ve işkencelerle maruz kalan “özgürlük tutsakları” için yazılmıştır. Sözlerin vurgu noktası “umutsuzluğun ve çözülme”nin olmamasıdır. Peşmergelerin duyulan silah sesleri tutsaklar için kurtuluşu simgeler. Burada esas vurgulanmak istenen düşünce, silahlı mücadelenin Kürt halkı için bir umut olduğudur. “Dengê gula tivinga pêşmerge /Ji Geverê firî û li Dîyarbekirê danî/Diwarên qalin çirand û mizgînî /Anî ji girtîyên azadiyê re”. Kürtlerin ağzından isyan, aşağıdaki sözlerle dile gelir. Cümlenin öznesi çoğunlukla “ben”dir. Ancak “ben” temsili bir özellik gösterir. Kimi zaman halk, kimi zaman Kürdistan yerine kullanılır. “Bezim ez bi lez/Wek dîn û serxweş/Min got hey dinyayê/Bextê me çi reş e” Mücadele ve Ölüm Teması Ölüm teması “Şervan” adlı şarkıda dile gelir. Vatan uğruna ölüm anlatılır. Sözlerde dikkati çeken bir diğer husus ise mücadelenin kadınlı-erkekli yürütülmesidir. “Şervanên can fidan e/Şêrê welatê xwe ne/Qîz û xort bi hev re/ Ji bo welat dikin şer” Destana Egîdekî adlı episodik şarkıda da ölüm teması dillendirilir. Sözlerini Kürt romanının değerli yazarlarından Mehmet Uzun’un yazdığı bu destansı şiirde; biri kadın beş gerillanın etrafı beş bin askerle çevrilir. Savaşın Kürt halkı açısından haklılığı dile getirilir. Bu savaşta ölen kahramanlar halklarının kurtuluşu için savaşmışlardır. Ölüm esnasında hayatları bir film şeridi gibi gözlerinin önünden gelip geçer. Kahramanların ruh hali ve tabiatın güzelliği çarpıcı bir şekilde betimlenir. Öykü-müzik ilişkisi açısından daha çok deneysel bir film müziği çalışmasını andırır. “Em pênc kes, ew pênc hezar hezar kes/Em pênc hezar dil, ew pênc dil/Em pênc hezar dilên biheq, ew neheq” Sevgili ve Aşk Teması Sevgiliye çağrı yaptığı “Nazikê” ve Dîlber adlı şarkılarda da geleneksel söz kalıplarına sıkça başvurur. “Te ez kuştim helandim/Çend salan hêviya te/Were em herin dîlanê…” “Hey dîlberê wey dîlberê/Hey nazikê wey esmerê/Ka soz û peymana berê/Bawer nakim dem wergerê” Sözden dönme durumunun anlatıldığı bir şarkı “Yara Derew” “Dilê min dane xencerê/Îro xwezi bi ya berê/Te soz xwar wey xwelî serê” Aşağıdaki sözlerde; geceler karanlık, hava dumanlıdır. Aşığın inlemeleri gecenin karanlığına karışır. Bir yandan sevgili ısrarla gecenin karanlığını paylaşmaya davet edilirken öte yandan bir tehdit de yok değil. Sevgili de aşığı gizli sevişmeye çağırıyor. “Nebêje min ez nikarim/Werim ez cem te/ Şeva tarî ez dinalim/ Mame li li hêviya te Na na, keçê na/Bes e ji derdê te/Şev tarî ye, ewr û mij e” Aşağıda verdiğimiz örnekte geleneksel söz kalıplarını-erotik bir dille kullandığını gözlemliyoruz. Kürt şiir geleneğinde böyle şarkıların sayısı bir hayli fazladır. Kelime tekrarlarına sıkça başvurduğu görülür. “Da min, da min, da min/Cotê memikan wê da min/Ketime ser sîngê wê/Ketime xêra Xwedê da/Ban kir, ban kir, ban kir/Got hele, hele tu were/Bi qedrê rebê xwe bike/Ji kesî re behs meke” “Siba” adlı şarkıda sevgilinin fazla nazlanması sözkonusudur. Sevgili verdiği sözde durmaz. Aşık arada bir “yê yê yê de bes e” diyerek bıçkınlığını ortaya koyar ve gözdağı verir. “Siba siba sib siba/Her roj tu dibêji’m siba/Sozê te çi erzan in/Gotinê te çi delal in. Binêr tu hatî hatî/Tu ser serê min hatî/Şeva reş te bi xwe’r anî/Lewma tu xweş delalî” “Gula Sor” adlı şarkının sözleri ölçü, kafiye, iç ritm vb. açılardan çok başarılı. Bu tür şarkılar ezgi ve söz ilişkisi açısından da müzisyene çok büyük özgürlük sağlamıştır. “Gula sor, hilbû jor, bîn da dor/Li paş Çiyayê Kaf şîn bû/Alem jêre evîn bû/Bi me xweş, da me heş/Em bi bîna wê sermest/Emê pê şa bin serbest/Hey gula sor, alem li dor/Bicivin û bînbikin dor bi dor/Hey gula sor, hilbû jor, bîn da dor” *** Sonuç olarak, sanatçının şarkı sözü yazımında önceki albümlerinde bir çeşitlilik göze çarparken son dönem şarkı sözlerinde çok daha basit, kelime tekrarlarına dayalı bir tarzı tercih ettiği görülüyor. Bahsedilen çeşitlilik, Haco’nun müziğini zenginleştirmiş ve müziğine sosyal içerik katmıştır. Sanatçı bu çeşitlilikten vazgeçip sözleri kendisi yazmaya başladığında ise yukarıda dile getirmeye çalıştığımız problemler baş gösteriyor. Tüketici karakterli pop şarkısı kategorisi içinde kelime veya dize tekrarlarına sıkça başvurulduğu bilinen bir gerçektir. Amaç; sözün bir süreliğine de olsa dillere dolanmasıdır. Sözler, çoğu zaman da uydurulur. Ancak bir süre sonra, bazı istisnalar dışında her şey unutulup gider. Ciwan Haco, son üç albümüne kadar Kürt klasik edebiyatı şairlerinin ve son dönem “İskandinav Kürt şiir ekolü” şairlerinin şiirlerini bestelemiştir. Yaptığı bestelerde genelde siyasal kapsamlı fakat imgesel/sözsel içerikler kullanmıştır. Ciwan Haco’nun son üç albümünde yeni arayışlardan kaynaklı olsa gerek etnik öğelerin zayıflığı da göze çarpan bir diğer husustur. Örneğin son albümü “Off”ta, on üç şarkıdan on iki tanesinin söz ve müziği kendisine aittir. Sadece Ciwan Haco’da değil sürgünde yaşayan diğer Kürt müzisyenlerinde de Avrupa’da yaşayan insanların uyum ve kimlik sorunları, karşılaştıkları zorluklar, üçüncü sınıf işlerde çalışmaları, dil sıkıntıları, göç, kültürler arası etkileşim vb. temalar çok fazla dile gelmemiştir. Genel anlamda bakıldığında hem Ciwan Haco’nun müziğinde hem de diğer Kürt müzisyenlerinin şarkı sözlerinde öne çıkan tema, baskılara karşı mücadele ve özgürlüktür. Her ne kadar Haco’nun müziğinde çokça aşk şarkılarıyla karşılaşsak da kadın, daha anonim bir şekilde dile gelir ve çeşitli mazmunlarla betimlenir. Zînê adlı şarkısı bir istisna oluşturur. Çoğu şiirde kadın kendisine ait bir adla değil sevgiliye ait çeşitli sıfatlarla ifade edilir. “Gûlek, Gûla Sor, Can, Yar, Esmer, Ziravê, Yara Derew, Çavreş, Nazikê, Dîlber, Xatûn, Keçkê” Cîwan Haco’da aşkın dile gelişi ilk dönem metinlerinde daha geleneksel bir seyir izlerken sonraki dönemlerde “tüketici” bir aşk sözkonusudur. Ciwan Haco şarkılarına dil kullanımı açısından bakıldığında; Kurmancî Lehçesi’ni tercih ettiğini görmekteyiz. Yer yer anlaşılması zor, kapalı bir söyleyiş üslubu vardır. Geleneksel bir dengbêj söyleyişi olan “yığmalı okuma resitatif –xulxulandin” tarzına çok fazla rastlanmaz. Şarkı sözleri büyük oranda sade ve ölçülü bir dokuya, bir iç ritme, vurguya, nakaratlara ve uyağa dayalıdır. Çeşitli söz sanatlarına başvurduğu görülür. Bu anlamda geleneksel Kürt şiirinden esinlenmeler sözkonusudur. Anlatısal karakter taşıyan şarkılara da yer vermiştir. Bu durum bir yönüyle dengbêj geleneği ile örtüşmektedir. Kaynaklar Tezgör, Hilmi, “Rock Müziğinin Şiirsel Boyutu”, Kitap-lık 75 YKY, Eylül 2004 Ergülen, Mehmet, “Sözlü Müziğe Abece Taslağı”, Kitap-lık 75 YKY, Eylül 2004 Duygulu, Melih, “Türk Halk Müziğinde Anlam Ezgi-Güfte İlişkisi”, Kitap-lık 75 YKY, Eylül 2004 Kâhyaoğlu, Orhan, “Şiir, Müzik ve Leonard Cohen”, Kitap-lık 75 YKY, Eylül 2004 Sarıoğlu, Sezai, “Doğudan Zuhur Eden Şiirler; Türkçe Yazan Kürt Şairler”, Yasakmeyve 6, Şubat 2004 İstanbul Nezan, İzady, Tatsumura, Mutlu, Poche, Christensen, Komitas “Kürt Müziği”, Avesta Yayınları, 1996 İstanbul Demirel, Ferit, Ciwan Haco’dan yeni tarz Off, Ülkede Özgür Gündem Gazetesi, Ciwan Haco- diskografya Sî û Sê Gule 1993 Dûrî 1994 Bilura min 1997 Destana Egîdekî 1998 Leyla 1999 Gula Sor 1999 Girtîyên Azadîyê 2000 Nisêbîna Rengîn Çaw Bella 2001 Dîyarbekîr 2002 Derya 2002 Na Na 2004 Off 2006 MisafirZiyaretçi 19 Aralık 2011 Mesaj 1 Atomlar nerede bulunurlar? EN İYİ CEVABI Misafir verdi Atomlar her yerdedir. Atomlar bilinen tüm maddenin kimyasal ve fiziksel niceliklerini taşıyan en küçük yapı taşıdır. Yani tüm maddelerde atom bulunmaktadır. Herşey atomlardan oluşur. Masa, sandalye, kapı aklınıza gelebilcek herşeyin temel yapı taşı atomdur. Ancak biz atomu göremeyiz. Milyarlarca atomun birayaya getirdiği bu nesneleri görebiliriz. BAKINIZ Atom Nedir? Atom Hakkında Genel Bilgiler Son düzenleyen Safi; 4 Temmuz 2016 0438 MisafirZiyaretçi 4 Ocak 2012 Mesaj 2 Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir. Atomlar her yerdedir. Atomlar bilinen tüm maddenin kimyasal ve fiziksel niceliklerini taşıyan en küçük yapı taşıdır. Yani tüm maddelerde atom bulunmaktadır. Herşey atomlardan oluşur. Masa, sandalye, kapı aklınıza gelebilcek herşeyin temel yapı taşı atomdur. Ancak biz atomu göremeyiz. Milyarlarca atomun birayaya getirdiği bu nesneleri görebiliriz. BAKINIZ Atom Nedir? Atom Hakkında Genel Bilgiler Son düzenleyen Safi; 4 Temmuz 2016 0437 22 Ocak 1988’de dünyaya gelen Ezgi Aktan, çocukluğunu Yalova’da geçirmiştir. Ortaokul ve lise yıllarında çeşitli korolarda, arkadaşlarıyla kurdukları müzik gruplarında şarkı söylemeye başlasa da ilk gerçek sahne deneyimleri ve müzikle profesyonel ilişkisi 2006 yılında İstanbul’a geldikten sonra başlamıştır. Yıldız Teknik Üniversitesi İktisat Bölümü’nde okumaya başlayan Ezgi Aktan, aynı yıl Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü’nün Müzik Birimi’nde etnik müzik üzerine çalışmalara başlamıştır. Dört yıl boyunca farklı dil ve formlarda şarkılar söylemeyi denerken aynı zamanda müzik teorisi derslerine katılmış ve özellikle Rum/Balkan müzikleri üzerine çalışmıştır. Ayrıca eski rembetiko taş plak kayıtlarını baz alarak sesini ve gırtlağını o yönde geliştirmek üzerine yoğunlaşmıştır. Yine aynı yıllarda ilk stüdyo deneyimlerini Gayda İstanbul, Kardeş Türküler Çocuk Haklı albümü ve Ayşenur Kolivar’ın albümlerinde yapmış olduğu geri vokallerle edinmiş ve bu sanatçılara çeşitli konserlerde geri vokalist olarak eşlik etmiştir. 2010 yılında bir araştırma şirketinde beyaz yakalı’ hayatının başlamasıyla sahneye bir süre ara verse de çeşitli reklam jingle’ları seslendirmiştir. Bu süreç Ezgi Aktan için gerçekten ne istediğini bulmaya çalışma, müzikle ilişkisini daha sağlam ve daha öznel bir zemine oturtma anlamında büyük önem taşımaktadır, kendi şarkılarını yazmaya da bu dönemde başlamıştır. 2013’te yolunun Jehan Barbur’la kesişmesi, onun güzel arkadaşlığı, yönlendirmesi ve cesaretlendirmesi sayesinde kendi albümünü yapma fikri ile çalışmalara başlamıştır. Bu çalışmaların ürünü olan ve kendi şarkılarından oluşan ilk albümü “İyi Ki” 2016 yılı ocak ayında Ada Müzik’ten çıktı. Ezgi Aktan “İyi Ki” 28 Ocak 2016’da Çıkıyor! Ezgi Aktan’ın Ada Müzik etiketiyle raflardaki yerini alacak olan ilk albümü “İyi Ki” üç yıllık bir üretim, düzenleme, kayıt sürecinin ürünüdür. Üretim süreci bu kadar sürse de bunun da ötesinde, albümde bulunan şarkılar sanatçının ilk albümü olması nedeniyle kendi tabiri ile “yıllarca birikmiş gerçek his ve ezgilerin can bulmuş hali”dir . Ezgi Aktan için kendi şarkılarını yazmaya başladığı dönemde Jehan Barbur ile tanışması ve onun desteği bir dönüm noktası niteliğindedir. Albümün prodüktörlüğünü tüm düzenlemeleri de yapmış olan Burak Karakaş ile birlikte üstlenen Ezgi Aktan’ın ilk albümünün süpervizörlüğünü ise her aşamada danıştıkları, fikir ve desteğini aldıkları Jehan Barbur üstlenmiştir. Şarkılarını herhangi bir müzik türü ile kategorize etmeyen Ezgi Aktan, “İyi Ki” albümünü çağdaş kadın ozan geleneği kapsamında görmektedir. Albümde sekiz şarkı bulunmaktadır, tüm sözler Ezgi Aktan’a aittir, “Oyun”, “Kuşlar” ve “Sonsuzluk” şarkıları Burak Karakaş ile ortak beste çalışmalarıdır, diğer tüm şarkıların besteleri de yine Ezgi Aktan’a aittir. Kayıt-mix ve mastering’i Türkiye’de gerçekleşmiş olan albümün kayıtları bir buçuk yıllık bir sürede tamamlanmıştır. Kayıtları Kalan Studio, Studio Undo ve Studio Nemm’de gerçekleşmiş olan albümün mix’ini Uğur Darıveren, mastering’ini ise Bora Ebeoğlu üstlenmiştir. Albüm açıklaması Ezgi Aktan’ın 2. Albümü “Gece” Ada Müzik Etiketiyle 28 Nisan’da Yayımlanıyor! İlk albümü “İyi Ki” ile müzikseverlere merhaba diyen Ezgi Aktan kendine yarattığı dünyada birçok dinleyicisini misafir etmişti. Misafirlerinin değimiyle “Umut Sesli Kadın” ikinci albümü “Gece” ile yeni dünyalara yelken açıyor. Ezgi Aktan yeni albümünde neşe dozunu düşürmüş gözükse de sesiyle dinleyenleri büyülemeye ve onlara umut saçmaya devam ediyor. Ezgi Aktan’ın şarkıcılığının yanı sıra besteciliği ve söz yazarlığıyla dikkat çektiği “Gece” albümü Ada Müzik etiketiyle yayımlanıyor. iTunes üzerinden ön siparişe sunulan albüm 28 Nisan & 5 Mayıs arası sadece Apple Music’de dinlemeye ve indirmeye açık olacak, 5 Mayıs’tan itibaren ise tüm dijital mecralarda yayına girecek. Albüm açıklaması Ezgi Aktan’ın 2. Albümü “GECE” Ada Müzik Etiketiyle 5 Mayıs’ta Yayımlanıyor! İlk albümü “İyi ki” ile müzikseverlere merhaba diyen Ezgi Aktan kendine yarattığı dünyada birçok dinleyicisini misafir etmişti. Misafirlerinin değimiyle “Umut sesli kadın” ikinci albümü “Gece” ile yeni dünyalara yelken açıyor. Ezgi Aktan yeni albümünde neşe dozunu düşürmüş gözükse de sesiyle dinleyenleri büyülemeye ve onlara umut saçmaya devam ediyor. Ezgi Aktan’ın şarkıcılığının yanı sıra besteciliği ve söz yazarlığıyla dikkat çektiği “Gece” albümü Ada Müzik etiketiyle yayımlanıyor. iTunes üzerinden ön siparişe sunulan albüm 28 Nisan & 5 Mayıs arası sadece Apple Music’de dinlemeye ve indirmeye açık olacak, 5 Mayıs’tan itibaren ise tüm dijital mecralarda yayına girecek. Albüm açıklaması Diskografi 2016 İyi Ki Alternatif Pop Albüm, Ada Müzik, 1. Kendine Kastın Ne Söz ve Müzik Ezgi Aktan 2. Kuşlar Söz Ezgi Aktan, Müzik Ezgi Aktan-Burak Karakaş 3. Sonsuzluk Söz Ezgi Aktan, Müzik Ezgi Aktan-Burak Karakaş 4. Bundan İbaret Söz ve Müzik Ezgi Aktan 5. Oyun Söz ve Müzik Ezgi Aktan 6. Küsmedim Söz ve Müzik Ezgi Aktan 7. Sen Söz ve Müzik Ezgi Aktan 8. Bekliyorum Ben Söz ve Müzik Ezgi Aktan Albümdeki tüm şarkılarda Aranjör Burak Karakaş Online CD Satış Noktaları Dijital Satış Noktaları muud turkcellmuzik 2017 Gece Albüm, Ada Müzik, 1. Kapanın Elinde Kalıyorum Söz ve Müzik Ezgi Aktan 2. Bulanık Söz ve Müzik Ezgi Aktan 3. Bambaşka Söz ve Müzik Ezgi Aktan 4. Gökkuşağı Söz ve Müzik Ezgi Aktan 5. Sordum Söz ve Müzik Ezgi Aktan 6. Gülmüyorum Söz ve Müzik Ezgi Aktan 7. Gece Söz ve Müzik Ezgi Aktan 8. Bahar Geldi Söz ve Müzik Ezgi Aktan 9. Ah Sevgilim Söz ve Müzik Ezgi Aktan Kalır Söz Ezgi Aktan, Müzik Ara Dinkjian mu? Söz ve Müzik Ezgi Aktan Online CD Satış Noktaları Dijital Satış Noktaları turkcellmuzik 2018 Olur mu? - Burhan Şeşen & Ezgi Aktan Single, Ada Müzik, 1- Olur mu? Dijital Satış Noktaları turkcellmuzik Köyümde Var / Ahmet Beyler feat. Ezgi Aktan Single, Garaj Müzik, 1- Köyümde Var Dijital Satış Noktaları 2019 Uyma Onlara Single, Ada Müzik, 1- Uyma Onlara Dijital Satış Noktaları turkcellmuzik Giderler feat. Ahmet Ali Arslan, Alper Bakıner, Burhan Şeşen, Defne Bayrak, Erdal Güney, Ezgi Aktan, Gökhan Şeşen, Gözde Öney, Hüseyin Turan, Kamucan Yalçın, Mahmut Çınar, Murat Ak, Onur Dilber, Saygın Akbudak & Tuğba Tezer Single, Tahta Kedi, 1- Giderler feat. Hüsnü Arkan, Ahmet Ali Arslan, Alper Bakıner, Burhan Şeşen, Defne Bayrak, Erdal Güney, Ezgi Aktan, Gökhan Şeşen, Gözde Öney, Hüseyin Turan, Kamucan Yalçın, Mahmut Çınar, Murat Ak, Onur Dilber, Saygın Akbudak & Tuğba Tezer - 0335 Sır Single, Ada Müzik, 1- Sır - 0304 Dijital Satış Noktaları turkcellmuzik 2020 Acıtır Zaman Single, Ada Müzik, 1- Acıtır Zaman - 0500 Dijital Satış Noktaları turkcellmuzik Norveç Hayal Değil Single, Ada Müzik, 1- Hayal Değil - 0422 Dijital Satış Noktaları turkcellmuzik Norveç Hayat / Ümit Olgun ve Paryalar feat. Ezgi Aktan Single, Arpej Müzik, 1- Hayat feat. Ezgi Aktan - 0401 Dijital Satış Noktaları turkcellmuzik Norveç Ekimin Günahı Yok Single, Ada Müzik, 1- Ekimin Günahı Yok - 0323 Dijital Satış Noktaları turkcellmuzik Norveç 2021 Hayat Budur / Demirhan Baylan & Ezgi Aktan Single, Demirhan Baylan, 1- Hayat Budur - 0337 Dijital Satış Noktaları turkcellmuzik Norveç Şarkılarımın Yüzü Single, Ada Müzik, 1- Şarkılarımın Yüzü Dijital Satış Noktaları Denize Çıkan Maxi Single, Ada Müzik, Ekim 2021 1- İyi Düşün Taşın - 0330 2- Denize Çıkan - 0323 3- Hayal Değil Remastered - 0422 4- Uyma Onlara Remastered - 0436 Dijital Satış Noktaları turkcellmuzik Norveç Turna / Ezgi Aktan & Selin Oran Single, Ellipsis, 1- Turna - 0415 Dijital Satış Noktaları turkcellmuzik Norveç Bir Yolu Yok Mu [Ezgi]? Single, Ada Müzik, 1- Bir Yolu Yok Mu - 0321 Dijital Satış Noktaları turkcellmuzik Norveç 2022 Kış Gibisin Single, Ada Müzik, 1- Kış Gibisin - 0346 Dijital Satış Noktaları turkcellmuzik Norveç Yok, Olmaz! Single, Ellipsis, 1- Yok, Olmaz! - 0246 Dijital Satış Noktaları turkcellmuzik Norveç Dağınık Albüm, Ada Müzik, 1- Sır - 0304 2- Var Mısın Sen? - 043 3- Kış Gibisin - 0346 4- Bir Yolu Yok Mu - 0321 5- Denize Çıkan - 0323 6- İyi Düşün Taşın - 0330 7- Acıtır Zaman - 0500 8- Hayal Değil Remastered - 0422 9- Uyma Onlara Remastered - 0436 Şarkılardan örnekleri sayfaya gömülü Dinle! Dijital Satış Noktaları turkcellmuzik Norveç Resmi Facebook Adresi Resmi Twitter Adresi Resmi YouTUBE Kanal Adresi Aktan

şarkılarda ezgi ve söz ilişkisi